Facebook'ta takip et.Twitter'da takip et. Abone Ol!
 Tekrarlayan gebelik kaybı
GÜNDEM
2017-02-27 15:32

Tekrarlayan gebelik kaybı

Tekrarlayan gebelik kaybı

Fuar Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Pınar Tipi Akbaş, tekrarlayan gebelik kaybı hakkında bilgi verdi. Akbaş, “tekrarlayan gebelik kaybı; ardışık olarak üç veya daha fazla gebeliğin 20’nci haftadan önce sonlanması veya 500 gram ağırlığın altında fetusun doğması olarak tanımlanıyor. Tüm gebeliklerin yüzde 0.5-1’inde görülüyor” dedi.

“Düşüklerin sebepleri çok çeşitlidir” diyen Akbaş, “Tekrarlayan gebelik kayıplarının etyolojisini açıklamak için bir çok neden öne sürülmüştür. Bunlar; genetik anatomik, endokrinolojik faktörler, plasentalanomaliler,enfeksiyon ,sigara ve alkol tüketimi ,çevresel faktörler ( iyonize radyasyon, stres) olarak sıralanabilir. Özellikle endokrinolojik nedenler arasında luteal faz yetmezliği, polikistikoversendromu, diabetesmellitus, hiperprolaktinemi, tiroit hastalıkları sayılabilir. Anatomik nedenler arasında uterin anomalileri (rahimde perde ‘uterusseptus’ gibi rahim anomalileri, myomlar, servikal yetmezlik, rahim ağzı yetmezliği, uterinsineşi (rahim duvarında yapışıklık) gibi durumlar görülebilir” şeklinde konuştu.

Kanın pıhtılaşması

Akbaş, “Son yıllarda tekrarlayan gebelik kayıplarının nedenleri arasında ‘trombofili’ dediğimiz kanın pıhtılaşma sistemi ile ilgili bozukluklar giderek önem kazanmıştır. Trombofililer; toplardamarlarda tıkanma riskinin arttığı durumlar olup, kalıtsal ve sonradan kazanılmış olarak 2 ana gruba ayrılmaktadır” dedi.

Trombofilin önemli yere sahip

Akbaş, “Trombofilili hastalarda; gebelikte rahimde oluşan damarlarda (desidual damarlarda) trombozu (tıkanmayı) izleyen plasentalinfartlar (bebeğin eşinde kanlanması bozulmuş alanlar) gelişmesi sonucu uteroplasental yetersizlik ve sonucunda fetal kayıplar (bebek kayıpları) gibi komplikasyonlar daha sık görüldüğü için trombofilinin tekrarlayan gebelik kayıplarında önemli bir yere sahip olduğu anlaşılmıştır. Sonradan kazanılmış trombofilinin tipik örneği de antifosfofilit antikor sendromudur. Antifosfofilit antikorlar trombositlerin bir araya gelerek yapışmasına neden olur. Bu da plasental damar duvarını bozar, tromboza (plasental damarlarda tıkanmaya yol açarak) fetusun beslenmesini bozmaktadır. Trombofili (pıhtılaşma bozukluğu) olan hastalarda ve antifosfolipit antikor sendromu olan hastalarda düşük doz aspirin veya heparin önerilmektedir.  Her ikisi de plasenta damarlarındaki pıhtılaşma bozukluğunu engellemekte ve gebelik kayıplarını azaltmaktadır” diye konuştu.

“Genetik faktörler önemli bir yere sahip”

“Tekrarlayan gebelik kayıplarında genetik faktörler de önemli bir yere sahiptir” diyen Akbaş, “Spontan (kendiliğinden) düşüklerin yüzde 50-70’inde kromozom anormalliği saptanmıştır. Tekrarlayan gebelik kayıplarında çiftlere karyotip tayini (kromozom analizi) seçeneğinin sunulması ve bir anomali tespiti halinde klinik genetik uzmanından danışmanlık alınması en doğru yaklaşımdır. Preimplantasyon genetik tarama pgtile; kromozom analizi; normal embriyoların seçilerek implantasyon (fetusun rahim duvarına yuvalanması) oranlarının arttırılması ve düşük oranlarının azaltılabileceği düşünülmüştür. Pgt’nin en tecrübeli ellerde bile hatasız yapılması mümkün değildir. Bilimsel kanıtlardaki yetersizlik ve beraberinde tedavinin maliyeti ve riskleri düşünüldüğü takdirde tekrarlayan gebelik kayıplarında preimplantasyon genetik tanının rutin olarak önerilmemesi gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

“Rahimdeki anatomik bozukluklar önemli bir neden“

Akbaş, “Tekrarlayan gebelik kayıplarında kadının rahmindeki anatomik bozukluklar da önemli bir nedendir. Örneğin en sık rastlanan doğumsal anomali (uterusseptus) rahim içinde perde olması ve rahim boşluğunu ikiye bölmesidir. Rahim içindeki perdenin kanlanamaması nedeniyle embriyonun rahim içine yuvalanamaması ve plasenta gelişiminin zor olması nedeniyle düşükler ortaya çıkacaktır. Yine rahim boşluğunu dolduran ‘myomlar’da rahim boşluğunu deforme ederek aynı nedenle gebelik kaybına neden olmaktadır. Rahim anomalileri tekrarlayan gebelik kaybı olgularında en iyi tedavi edilebilen grup olarak kabul edilir. Histeroskopi ile rahim içindeki perde ve myom çok rahat tedavi edilebilir” ifadelerini kullandı.

“Heparinin kullanımı tekrarlayan gebelik kaybı oranlarını azaltıyor”

Akbaş, “Nedeni açıklanamayan tekrarlayan gebelik kaybı olgularında psikolojik destek verilmesi ve haftalık ultrasonlarla yakın izlem gibi moral destek tedavileri ile gebelik kaybının 2-4 kez daha azalmış olduğu bildirilmiştir. Sonuç olarak, tekrarlayan gebelik kayıplarının nedeni henüz tam olarak belli olmasa da; trombofili dediğimiz (bebeğin plasentasındaki damarlarda pıhtılaşma sistemi ile ilgili bozuklukta) olgularda düşük doz aspirinin ve düşük molekül ağırlıklı heparinin kullanımı tekrarlayan gebelik kaybı oranlarını azaltmakta, canlı gebelik oranlarını arttırmaktadır” diyerek sözlerini noktaladı. >>>>Haber merkezi

 


Bu haber 601 kez okundu.

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                                                   3 + 3 = ?

HAVA DURUMU

AFYON

SON YORUMLAR



Afyon Türkeli Gazetesi © 2017-2019 www.afyonturkeligazetesi.com

ÖzekNet